Şehit Gülcan Dündar (Agirî) anisina
"Sêr Sêre Çi Jine Çi Mêre" Can Gülcan
Haberin var mi, bak yoldaslarin gelmis senden haber getirmisler.
Ellerinde dag dag dolastirdigin sana ait tek seyin,
not defterin ve fotagraflarin, gözlerinde kendini ele vermeyen bir
hüzün ve Düsmana karsi duydugun öfkenin aynisi var onlarda da. Birde baskan apo ile cekilmis mutlulugun resmi var albümünda, günesin gülümseyen yüzüne daliyor. Aydinlik yüzleri beynime kaziyorum ve sana
anlatmaya dilim varmiyor, yazmaya elim tutmuyor.
Icimden o güzel insan tutsak diyemiyorum.
Yasadiklarimiz arasinda bazen öyle anlar var ki onlari dile getirmeye kelimeler yetmez. Mesela yillar önce ülke yolcusu bir
yasam sevdalisina sana ulastirmak için verdigim mektubum, kim bilir Kürdistan'in kaç dagini tasini dolastiktan sonra sana ulasmis ve sen de onu alip saklamissin. Benden sana ulasan ve tekrar sahadet haberinle bana geri gelen mektubun biraktigi
hüznü ve aciyi hiç bir sey anlatamaz sanirim.
Yoldaslarin senin için ne diyorlar "o sehitler kervanina katildi, o artik gerçek komutan" diyorlar.
Ne yani bir daha görüsmeyecekmiyiz?
Hiç bir zaman mi, sonsuzluga kadar mi?
Ölüm haberi her zaman keskin ucu geridekeler yönelmis bir kiliç gibi
incitir insani. Insan hep konusamadiklarina bakar, paylasamadiklarina bakar. Seninle ne çok konusacaklarimiz vardi. Bundandir ben senin öldügüne inanmiyorum, bir gün oturup konusuruz bütün konusulacaklari.
Daha kaç gün önce Sakine arkadasin senin hakinda anlattiklarini bir bilsen, gözlerinde beliren bir sevinçle anlatiyordu seni. Seni bir yasam ve azim kaynagi gibi anlatiyordu. O konusurken seni animsadim. "O
fedakardir,merttir, azimlidir, adi gibidir" diyordu Agiri yoldas.
O anlatirken abin olarak gururlaniyordum.Böyle yigit bir kardesim var diyordum. Kendini nasil teorik-pratik gelistirdigini, Parti Merkez Okuluna'da egitim gördügünü,
5.kongreye katildigini bölük komutani oldugunu ve hatta YAJK merkezde yeraldigini hep ondan duydum.. Ve seni her seye layik gördüm bunlari duyarken.
Sonra kursun yagmuru altinda defterine düstügün bir çok
notun arasinda benim nered oldugumu merak ettigini
anlatmissin.
Ya ben, canim kardesim! Nasil
anlatayim özlemi, Sevgiyi ve Hasreti...
Sana bu bu mektubu yazarken çocuklugun gün gibi gözlerimde canlaniyor. Ailemizin en küçügü ve tek kiziydin ve çok seviliyordun. Hastalanmayasin diye annemin seni haftada kaç sefer
doktorlara gütürürmesi artik canina tak etmisti.Benim bir seyim yok diyordun, ama o israr ediyordu " sen bilmezsin kizim, bak hasyasin" diyordu. Doktorlarda iyi oldugunu söyleyince annem
sinir oyluyordu, bu doktorlar " okumuslar ama bir sey bilmiyorlar, en iyisi senni sexlere götürmek diyordu.Bu sefer ben kiziyordum. O da sana gizli gizli kurbanlar kesip, seni ziyaret yerlerine gütürüyordu. Annemin israrina ragmen bana
gelerek falan ziyaret ne ise yarar derdin.
Agabeyin mücadele saflarina katildiktan sonra düsmanin baskilari sonucu metropollere göç ettik.Sen o zaman 14 yasindaydin.fakat düsmanin bizi ülkemizden koparmasini içine
sindirememistin. Yasitlari degisik islerle ugrasirken, sen hep olup bitenleri anlamaya çalisirdin, etrafina bakar gelismeleri bir filozof titizligi ile inceliyordun.Tüm gösterilere katiliyordun, eve
getirdigin kitaplari karistirip bir seyler ögrenmeye çalisiyordun. Tarlabasinda MKM'nin yeni açildigi zamanlarda sinema ile ilgili
bir kitap almistim. Sen alip karistirdiktan sonra " ise yaramaz" demistin. Içinde gerila ile ilgili bir sey yok diyerek kitabi bana geri vermistin.
Ayni yilin sonunda Koparildigin
ülkene, daglarina gitmeye karar vermistin. Bizimle vedalasirken söyledigin sözler halen su an söylenmis gibi aklimda, diyordun "kadinin ve ülkenin kurtulusu savasmaktan geçer" son olarak "Sêr sêre Çi Jine Çi Mêre" diye
bitirmistin konusmani. Ve simdi sahadet haberini getiren yoldaslarin ve Komutaninin mektubunda son olarak sehit düsmeden önce yine ayni sözleri tekrarladigini belirtiyordu.
Ne mutlu sana kardesim. Ne mutlu ölümde yasami
yaratanlara...
Dewran Agiri
ÖZGÜR POLITIKA-15 / mart / 1999

